Futbol, sadece yeşil sahada koşan 22 adamın bir topun peşinden gitmesi değildir. Futbol, şehirlerin kimliği, kitlelerin ortak heyecanı ve en önemlisi adalet duygusunun, sportmenliğin en yalın halidir. Yarın Antalya’da Ziraat Türkiye Kupası finalinde karşılaşacak olan Anadolu Kartalı TÜMOSAN Konyaspor ile Trabzonspor arasındaki mücadele de tam olarak böyle bir heyecanın zirvesidir.
Ancak maalesef bu büyük heyecanın eşiğindeyken, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Sayın Abdulkadir Uraloğlu’nun bir gazeteciye yaptığı açıklama, futbolun o birleştirici ruhuna adeta gölge düşürdü. Sayın Bakan, kendisine yöneltilen kupa finali sorusuna, "Konya bizim dostumuz ama biz kupayı işin açıkçası Trabzon’a getirmek istiyoruz" şeklinde bir yanıt verdi.
Soruyu soran gazeteci, makama ve devlete olan saygısından ötürü cümlesine kesinlikle "Sayın Bakanım" diyerek başlamıştır. Fakat ne yazık ki alınan cevap, tüm Türkiye’yi kucaklaması gereken bir "Bakan" cevabı olmaktan çok uzaktır. Sayın Uraloğlu’nun Trabzonlu olması, doğduğu topraklara aidiyet hissetmesi ve milliyetçilik duygularıyla bu cümleyi kurması anlaşılabilir bir insani durumdur. Ancak unuttuğu çok önemli bir detay var: Sayın Bakan, sadece Trabzon’un değil, Konya’nın da, İzmir’in de, 81 ilin de bakanıdır.
Bir devlet adamının, ülkenin en prestijli kupa finallerinden biri öncesinde bu derece açık renk beyan etmesi, ister istemez akıllara şu soruyu getiriyor: Sayın Bakan, bu sözlerle bir yerlere, belki de gizli bir "mesaj mı" göndermek istedi? Futbolda hakem hatalarının, saha dışı faktörlerin bu kadar çok tartışıldığı bir dönemde, bir bakanın çıkıp "Kupayı Trabzon’a getirmek istiyoruz" demesi, yeşil-beyaz sevdalılarının adalet duygusunu zedelemiştir.
Biz bir Konyalı ve Konyaspor taraftarı olarak, kendisinden çok daha kucaklayıcı, çok daha devlet adamına yakışır bir duruş beklerdik. Keşke Sayın Bakan, tarafgirlik terazisini bu kadar bozmak yerine, “İki güzide şehrimizin dostça mücadelesini izleyeceğiz, iyi oynayan ve hak eden kazansın” diyebilseydi. İşte o zaman hem makamının ağırlığını korumuş hem de spordaki barış iklimine katkı sunmuş olurdu.
Nitekim bu açıklamaya en güzel ve net cevaplardan biri de kendi ittifak ortağı MHP’nin Genel Başkan Yardımcısı ve Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı’dan geldi. Kalaycı, Konyaspor’un Anadolu’nun bağrından çıktığını hatırlatarak kupanın Konya’ya geleceğine olan inancını vurguladı ve adaletin altını çizdi.
Buradan Antalya’ya, o muazzam final atmosferine sesleniyoruz:
Biz Konyalılar olarak her şeyden önce dostluğun, kardeşliğin ve Fair-Play kurallarının kazanmasını istiyoruz. Konyaspor’umuzun sahada dökeceği her damla alın teri, taraftarımızın Antalya tribünlerinde sergileyeceği muhteşem coşku bizim en büyük gururumuzdur. Anadolu Kartalı, o sahaya birilerinin temennileriyle değil, hakkıyla, emeğiyle ve bileğinin gücüyle çıktı.
Kupa, birilerinin arzusuyla Trabzon’a gitmeyecek; kim sahada Fair-Play ilkelerine bağlı kalarak muhteşem bir oyun sergilerse onun müzesine gidecek. Ve inanıyoruz ki, dualarımızla ve inancımızla o kupa, Konya’mızın sokaklarını yeşil-beyaza boyamak üzere bu şehre gelecektir!
Dostluk kazansın, hak eden kazansın, Konyaspor’umuzun yolu açık olsun!