( (
                        Bekir KARAKUŞ
Köşe Yazarı
Bekir KARAKUŞ
 

Geçen Seçimi Öcalan'a Söverek Kazananlar, Önümüzdeki Seçimi Öcalan'ı Överek mi, Kazanmayı Planlıyorlar...

Türk siyaseti, hafızaları zorlayan, "dün dündür" felsefesini bile gölgede bırakan keskin virajlardan birinden daha geçiyor. Çok değil, daha bir buçuk yıl önce, 2023 seçim maratonunda meydanlar bambaşka bir dille yankılanıyordu. Cumhur İttifakı’nın ana stratejisi, rakiplerini "terörle iltisaklı" göstermek, Millet İttifakı’nı Kandil ve İmralı ile hayali masalarda buluşturmaktı. O günün kazandıran formülü; güvenlikçi politikalar, beka söylemi ve Abdullah Öcalan üzerinden kurulan sert karşıtlıktı. Ancak bugün geldiğimiz noktada, o sert kayaların yerini hayli esnek bir zemine bıraktığını görüyoruz. 2023 seçimlerinde AK Parti ve MHP, Altılı Masa’yı HDP (şimdiki DEM) ve PKK ile gizli ajandalar yürütmekle suçladı. Montaj videolar, sert kürsü konuşmaları ve "bebek katili" vurgusu, seçmen algısını konsolide eden ana unsurlardı. Milliyetçi duygular en üst perdeden çalınırken, Abdullah Öcalan’ın adı sadece lanetlenmek ve rakipleri onunla ilişkilendirmek için anılıyordu. Strateji tuttu; beka kaygısı, ekonomik krizin önüne geçti ve seçim kazanıldı. Seçimin üzerinden geçen kısa sürede ne değişti de düne kadar "idam" ipi atanlar, bugün İmralı’nın kapısını aralamaktan, hatta Öcalan’ı Meclis çatısı altında konuşmaya davet etmekten bahseder hale geldi? MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ezber bozan çıkışları ve AK Parti kanadından gelen destekleyici açıklamalar, siyasetin yeni bir "kazanma formülü" arayışında olduğunu gösteriyor. Dün rakiplerini Öcalan ile görüşmekle suçlayıp iktidar olanlar, bugün bizzat Öcalan üzerinden bir "çözüm" ya da "yeni bir anayasa desteği" arayışına girmiş durumda. Dün sövülen figür, bugün bölgesel dengeler ve iç siyasi tahkimat için bir "enstrümana" dönüşüyor. Buradaki temel soru şu: Bu değişim devletin bir "beka" hamlesi mi, yoksa sadece bir sonraki seçimi garantileme çabası mı? Eğer amaç sadece Kürt seçmenin oyunu bölmek veya yeni anayasa için gereken sayısal çoğunluğu sağlamaksa, bu durum seçmenin zihninde derin bir tutarsızlık yarası açacaktır. Seçmen, 2023’teki o sert milliyetçi tonun mu, yoksa bugünkü "uzatılan el"in mi gerçek olduğuna karar vermekte zorlanacaktır. Siyaset, toplumu kutuplaştırarak kazanılan bir oyun olmamalıdır. Dün "teröristle iş birliği" suçlamasıyla rakiplerini saf dışı bırakanların, bugün aynı kapıdan medet umması, siyasi ahlak ve tutarlılık açısından ciddi bir sorgulamayı beraberinde getirir. Eğer önümüzdeki seçimlerin anahtarı İmralı’da aranıyorsa, dün atılan o sert nutukların, meydanlarda kurulan o keskin cümlelerin ve rakiplere fırlatılan o ağır sıfatların hesabı sandıkta nasıl verilecektir? Siyasetin sarkacı bu kadar hızlı sallanırken, toplumun bu savrulmayı ne kadar tolere edebileceğini hep birlikte göreceğiz. Ama unutulmamalıdır ki; dün söverek kazananların, bugün "överek" veya "aracı kılarak" kazanmaya çalışması, seçmenin sadece ferasetini değil, hafızasını da test etmektir. Bakalım zaman neyi gösterecek.
Ekleme Tarihi: 16 Şubat 2026 -Pazartesi
                        Bekir KARAKUŞ

Geçen Seçimi Öcalan'a Söverek Kazananlar, Önümüzdeki Seçimi Öcalan'ı Överek mi, Kazanmayı Planlıyorlar...

Türk siyaseti, hafızaları zorlayan, "dün dündür" felsefesini bile gölgede bırakan keskin virajlardan birinden daha geçiyor. Çok değil, daha bir buçuk yıl önce, 2023 seçim maratonunda meydanlar bambaşka bir dille yankılanıyordu. Cumhur İttifakı’nın ana stratejisi, rakiplerini "terörle iltisaklı" göstermek, Millet İttifakı’nı Kandil ve İmralı ile hayali masalarda buluşturmaktı. O günün kazandıran formülü; güvenlikçi politikalar, beka söylemi ve Abdullah Öcalan üzerinden kurulan sert karşıtlıktı.

Ancak bugün geldiğimiz noktada, o sert kayaların yerini hayli esnek bir zemine bıraktığını görüyoruz.

2023 seçimlerinde AK Parti ve MHP, Altılı Masa’yı HDP (şimdiki DEM) ve PKK ile gizli ajandalar yürütmekle suçladı. Montaj videolar, sert kürsü konuşmaları ve "bebek katili" vurgusu, seçmen algısını konsolide eden ana unsurlardı. Milliyetçi duygular en üst perdeden çalınırken, Abdullah Öcalan’ın adı sadece lanetlenmek ve rakipleri onunla ilişkilendirmek için anılıyordu. Strateji tuttu; beka kaygısı, ekonomik krizin önüne geçti ve seçim kazanıldı.

Seçimin üzerinden geçen kısa sürede ne değişti de düne kadar "idam" ipi atanlar, bugün İmralı’nın kapısını aralamaktan, hatta Öcalan’ı Meclis çatısı altında konuşmaya davet etmekten bahseder hale geldi? MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ezber bozan çıkışları ve AK Parti kanadından gelen destekleyici açıklamalar, siyasetin yeni bir "kazanma formülü" arayışında olduğunu gösteriyor.

Dün rakiplerini Öcalan ile görüşmekle suçlayıp iktidar olanlar, bugün bizzat Öcalan üzerinden bir "çözüm" ya da "yeni bir anayasa desteği" arayışına girmiş durumda. Dün sövülen figür, bugün bölgesel dengeler ve iç siyasi tahkimat için bir "enstrümana" dönüşüyor.

Buradaki temel soru şu: Bu değişim devletin bir "beka" hamlesi mi, yoksa sadece bir sonraki seçimi garantileme çabası mı?

Eğer amaç sadece Kürt seçmenin oyunu bölmek veya yeni anayasa için gereken sayısal çoğunluğu sağlamaksa, bu durum seçmenin zihninde derin bir tutarsızlık yarası açacaktır. Seçmen, 2023’teki o sert milliyetçi tonun mu, yoksa bugünkü "uzatılan el"in mi gerçek olduğuna karar vermekte zorlanacaktır.

Siyaset, toplumu kutuplaştırarak kazanılan bir oyun olmamalıdır. Dün "teröristle iş birliği" suçlamasıyla rakiplerini saf dışı bırakanların, bugün aynı kapıdan medet umması, siyasi ahlak ve tutarlılık açısından ciddi bir sorgulamayı beraberinde getirir.

Eğer önümüzdeki seçimlerin anahtarı İmralı’da aranıyorsa, dün atılan o sert nutukların, meydanlarda kurulan o keskin cümlelerin ve rakiplere fırlatılan o ağır sıfatların hesabı sandıkta nasıl verilecektir? Siyasetin sarkacı bu kadar hızlı sallanırken, toplumun bu savrulmayı ne kadar tolere edebileceğini hep birlikte göreceğiz. Ama unutulmamalıdır ki; dün söverek kazananların, bugün "överek" veya "aracı kılarak" kazanmaya çalışması, seçmenin sadece ferasetini değil, hafızasını da test etmektir. Bakalım zaman neyi gösterecek.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ipekyoluhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
( (