( (
Selçuk Özdağ
Köşe Yazarı
Selçuk Özdağ
 

Hala Erdoğan'ı Tanıyamamışlar

Bu ülkenin gazetecisi, aydını ne yazık ki bu ülkeyi tanımıyor. Onun için de isabetli analizler yapılamıyor. Erdoğan aşağı yukarı 20 yıldır bu ülkeyi yönetiyor. Bu noktaya birdenbire gelinmedi. Önce demokratik bir görüntü verildi. İpler ele geçirilinceye kadar hukuka saygılı, barışçı bir çizgi izledi. İpleri ele geçirdikten sonra ajandasını açarak yavaş yavaş hedeflerini gerçekleştirmeye başladı. 2010 referandumundan sonra adım adım anti demokratik bir sisteme geçildi. Sanıldığı gibi İslami bir düzene geçişin hazırlığı değildi bunlar. Çağımızın önemli alimleri İslam’a en uygun sistemin demokrasi olduğunu söylüyorlar. Mesela Moritanyalı Şankıti, yönetimin meşruiyetinin kaynağının halk olduğunu ve İslam'a en uygun yönetim şeklinin demokrasi olduğunu söylüyor. AKP İslam'ı amacına daha kolay ulaşmak için kullandı. 2010'dan beri adım adım kurulan düzen kişiye özel devlet şeklidir. Bir kişinin nefsini, beklentilerini, ihtiraslarını tatmin için tanzim edilmiş bir yönetim şeklidir. Din sadece tepkileri azaltmak, kitleleri uyuşturmak için kullanılan işlevsel bir araçtır. FETÖ darbesi de darbenin bastırılmasından sonra yukarıda bahsettiğim ajandanın gerçekleştirilmesi için sopa siyasetini meşrulaştırmak için kullanılmıştır. Darbe ile mücadele ayrı, onu bahane ederek demokrasiden uzaklaşmak ayrı. FETÖ mücadelesi, darbe ile mücadele için değil, Erdoğanizm'i yerleştirmek için kullanılıyor. Şunun için bu ülkenin gazetecisi, yazarı, entelektüeli bu halkı tanımıyor, Türk siyasetini doğru tahlil etmiyor diyorum. Seçim yaklaştıkça çeşitli senaryolar da servise sokuluyor. Bunlardan belki en abuk sabuk olanı Erdoğan'ın aday olmayacağına dair yapılan analizler. 20 koca yıl bu çevrelerin Erdoğan'ı tanımaları için yetmemiş. Bu kafa ile giderlerse bir yirmi yıl daha Erdoğan'ı anlayamazlar. Erdoğan tipinde liderler son nefeslerine kadar gücü bırakmak istemezler. Abdullah Gül üzerinden yapılan projeksiyonların hiç bir inandırıcı yanı yoktur. AKP artık Türkiye için siyaset yapmıyor. O kadar çok yanlışa karıştılar ki artık hesap vermemek için siyaset yapıyorlar. Erdoğan yüzde bir bile şansı olduğunu düşünde adaylığı kimseye bırakmaz. Kendisi için siyaset yapanlar başkalarına güvenmezler, hayatlarını başkalarının merhametine yahut ellerine teslim etmezler çünkü güce sahip oldukları müddetçe kendilerini koruyabileceklerini bilirler. Cumhur İttifakının adayı kesinlikle Erdoğan olacaktır. AKP' de Erdoğan da hatta Bahçeli de buna mahkumdur. Muhalefetin  hesabını buna göre yapması gerekir. Gitmezler, ortalığı karıştırırlar şeklindeki ifadeler muhalefete psikolojik savaş uygulanmasıdır. Bazı aklı evvel gazeteciler de buna alet oluyor. Vatandaşın yetki vermediği hiç kimse herhangi bir makamda oturamaz. Gül senaryoları biraz da dağılan tabanı tutmak için. Gül gelince DEVA ve GELECEK'te gelir, Erdoğan yine seçilir imajı verilerek AKP'den umudunu kesenleri, kararsızları geri çevirmek istiyorlar. Bu aklını kim bilir nerede kaybetmiş gazeteciler ile kıymeti kendinden menkul yorumcular bıraksa düşecekler ama  bırakmıyorlar ki. Akla ziyan yorumlarla bilerek veya bilmeyerek Erdoğan'ın değirmenine su taşıyorlar.
Ekleme Tarihi: 23 Eylül 2021 - Perşembe
Selçuk Özdağ

Hala Erdoğan'ı Tanıyamamışlar

Bu ülkenin gazetecisi, aydını ne yazık ki bu ülkeyi tanımıyor. Onun için de isabetli analizler yapılamıyor.

Erdoğan aşağı yukarı 20 yıldır bu ülkeyi yönetiyor.

Bu noktaya birdenbire gelinmedi. Önce demokratik bir görüntü verildi. İpler ele geçirilinceye kadar hukuka saygılı, barışçı bir çizgi izledi. İpleri ele geçirdikten sonra ajandasını açarak yavaş yavaş hedeflerini gerçekleştirmeye başladı.

2010 referandumundan sonra adım adım anti demokratik bir sisteme geçildi.

Sanıldığı gibi İslami bir düzene geçişin hazırlığı değildi bunlar. Çağımızın önemli alimleri İslam’a en uygun sistemin demokrasi olduğunu söylüyorlar. Mesela Moritanyalı Şankıti, yönetimin meşruiyetinin kaynağının halk olduğunu ve İslam'a en uygun yönetim şeklinin demokrasi olduğunu söylüyor.

AKP İslam'ı amacına daha kolay ulaşmak için kullandı. 2010'dan beri adım adım kurulan düzen kişiye özel devlet şeklidir. Bir kişinin nefsini, beklentilerini, ihtiraslarını tatmin için tanzim edilmiş bir yönetim şeklidir. Din sadece tepkileri azaltmak, kitleleri uyuşturmak için kullanılan işlevsel bir araçtır. FETÖ darbesi de darbenin bastırılmasından sonra yukarıda bahsettiğim ajandanın gerçekleştirilmesi için sopa siyasetini meşrulaştırmak için kullanılmıştır. Darbe ile mücadele ayrı, onu bahane ederek demokrasiden uzaklaşmak ayrı. FETÖ mücadelesi, darbe ile mücadele için değil, Erdoğanizm'i yerleştirmek için kullanılıyor.

Şunun için bu ülkenin gazetecisi, yazarı, entelektüeli bu halkı tanımıyor, Türk siyasetini doğru tahlil etmiyor diyorum.

Seçim yaklaştıkça çeşitli senaryolar da servise sokuluyor. Bunlardan belki en abuk sabuk olanı Erdoğan'ın aday olmayacağına dair yapılan analizler. 20 koca yıl bu çevrelerin Erdoğan'ı tanımaları için yetmemiş. Bu kafa ile giderlerse bir yirmi yıl daha Erdoğan'ı anlayamazlar.

Erdoğan tipinde liderler son nefeslerine kadar gücü bırakmak istemezler. Abdullah Gül üzerinden yapılan projeksiyonların hiç bir inandırıcı yanı yoktur. AKP artık Türkiye için siyaset yapmıyor. O kadar çok yanlışa karıştılar ki artık hesap vermemek için siyaset yapıyorlar. Erdoğan yüzde bir bile şansı olduğunu düşünde adaylığı kimseye bırakmaz. Kendisi için siyaset yapanlar başkalarına güvenmezler, hayatlarını başkalarının merhametine yahut ellerine teslim etmezler çünkü güce sahip oldukları müddetçe kendilerini koruyabileceklerini bilirler.

Cumhur İttifakının adayı kesinlikle Erdoğan olacaktır. AKP' de Erdoğan da hatta Bahçeli de buna mahkumdur. Muhalefetin  hesabını buna göre yapması gerekir. Gitmezler, ortalığı karıştırırlar şeklindeki ifadeler muhalefete psikolojik savaş uygulanmasıdır. Bazı aklı evvel gazeteciler de buna alet oluyor. Vatandaşın yetki vermediği hiç kimse herhangi bir makamda oturamaz. Gül senaryoları biraz da dağılan tabanı tutmak için. Gül gelince DEVA ve GELECEK'te gelir, Erdoğan yine seçilir imajı verilerek AKP'den umudunu kesenleri, kararsızları geri çevirmek istiyorlar. Bu aklını kim bilir nerede kaybetmiş gazeteciler ile kıymeti kendinden menkul yorumcular bıraksa düşecekler ama  bırakmıyorlar ki. Akla ziyan yorumlarla bilerek veya bilmeyerek Erdoğan'ın değirmenine su taşıyorlar.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ipekyoluhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
( (