( (

Türkiye’de her 10 yetişkinden 7’si risk altında

27.02.2026 - 12:39, Güncelleme: 27.02.2026 - 12:39
 

Türkiye’de her 10 yetişkinden 7’si risk altında

Obezitenin sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ dokusu birikimi ile karakterize kronik bir hastalık olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, tanıda en sık kullanılan ölçütlerin Beden Kitle İndeksi (BKİ), bel çevresi ve vücut yağ oranı olduğunu söyledi.İSTANBUL (İGFA) - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), obeziteyi ‘sağlık riskini artıran anormal/aşırı yağ birikimi' olarak tanımlar.” OBEZİTE DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ARTIYOR Obezitenin Türkiye'de ve dünyada artış eğilimi devam ettiğini; konunun yalnızca ‘kilo' değil, sağlık sistemi ve toplum sağlığı açısından büyüyen bir risk olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, “World Obesity Atlas 2025 Türkiye verilerine göre 2025'te yetişkinlerin yüzde 36'sı obez. Aynı veriler, yüksek BKİ (BMI ≥25) ile yaşayan yetişkin oranının 2025'te yüzde 71 olacağını söylüyor. Yani Türkiye'de her 10 yetişkinden yaklaşık yedisi fazla kilolu/obez aralığında. 2030'a geldiğimizde yüksek BKİ ile yaşayan yetişkin sayısının 47,44 milyona ulaşılacağı öngörülüyor. Bu, yükün büyümeye devam edeceğini anlatıyor” diyor. GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR OBEZİTE RİSKİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR Günlük yaşam alışkanlıklarının obezite gelişiminde belirleyici rol oynadığını söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, “Obezite gelişimi, enerji alımı ve enerji harcaması dengesinin uzun süre alım yönünde bozulmasıyla hızlanır. Hareketsizlik ve düşük günlük adım sayısı toplam enerji harcamasını düşürür ve insülin direnci eğilimini artırır. Ekran süresinin artması hem sedanter süreyi artırır hem de atıştırma ve reklam tetiklenmesi ile enerji alımını yükseltebilir. Uyku düzensizliği, iştahı düzenleyici hormonları etkiler ve sağlıklı seçim yapmayı zorlaştırarak enerji alımının artmasına neden olabilir. Ultra işlenmiş gıdalar ve sıvı kaloriler ise doyma sinyalinin zayıf olması nedeniyle porsiyon kontrolünü zorlaştırır” şeklinde konuşuyor. KİMLER DAHA YÜKSEK RİSK ALTINDA? Obezite tedavisinde ilaçların belirli kriterlere göre gündeme geldiğini ifade eden Yaşar, “İlaç tedavisi yaşam tarzı müdahalesine rağmen hedefe ulaşılamadığında ve BKİ’nin 30’un üzerinde olduğu durumlarda değerlendirilir. Süreçte diyetisyen ve hekim birlikte çalışmalıdır” dedi. Yaşar, küçük ama etkili değişikliklerin önemine dikkat çekerek günlük adım hedefi belirlemenin, ana öğünlerde protein tüketmenin, tabağın yarısını sebze ile doldurmanın ve direnç egzersizlerini alışkanlık haline getirmenin obeziteyle mücadelede etkili olduğunu vurguladı. ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZİTESİ VE AİLELERİN ROLÜ Çocukluk çağı obezitesine de dikkat çeken Diyetisyen Canberk Yaşar, artışın temel nedenlerini ekran süresi, hareket azalması, yüksek kalorili gıdalar ve uyku düzensizliği olarak açıklıyor. Ailelerin evde şekerli içecekleri rutin olmaktan çıkarması, ara öğün standardı oluşturması, günlük hareket kuralı koyması ve ekran süresi için net sınırlar belirlemesi gerektiğini belirterek, “Çocuğu kilo ile değil performans, enerji ve uyku çıktıları üzerinden motive etmek daha etkili olur” şeklinde konuşuyor. OBEZİTE TEDAVİSİNDE İLAÇLARIN YERİ Obezite tedavisinde ilaçların belirli kriterlere göre gündeme geldiğini ifade eden Yaşar, “İlaç tedavisi yaşam tarzı müdahalesine rağmen hedefe ulaşılamadığında ve BKİ’nin 30’un üzerinde olduğu durumlarda değerlendirilir. Süreçte diyetisyen ve hekim birlikte çalışmalıdır” dedi. Yaşar, küçük ama etkili değişikliklerin önemine dikkat çekerek günlük adım hedefi belirlemenin, ana öğünlerde protein tüketmenin, tabağın yarısını sebze ile doldurmanın ve direnç egzersizlerini alışkanlık haline getirmenin obeziteyle mücadelede etkili olduğunu vurguladı.

Obezitenin sağlığı bozacak düzeyde aşırı yağ dokusu birikimi ile karakterize kronik bir hastalık olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, tanıda en sık kullanılan ölçütlerin Beden Kitle İndeksi (BKİ), bel çevresi ve vücut yağ oranı olduğunu söyledi.

İSTANBUL (İGFA) - Dünya Sağlık Örgütü (WHO), obeziteyi ‘sağlık riskini artıran anormal/aşırı yağ birikimi' olarak tanımlar.”

OBEZİTE DÜNYADA VE TÜRKİYE'DE ARTIYOR

Obezitenin Türkiye'de ve dünyada artış eğilimi devam ettiğini; konunun yalnızca ‘kilo' değil, sağlık sistemi ve toplum sağlığı açısından büyüyen bir risk olduğunu belirten DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, “World Obesity Atlas 2025 Türkiye verilerine göre 2025'te yetişkinlerin yüzde 36'sı obez. Aynı veriler, yüksek BKİ (BMI ≥25) ile yaşayan yetişkin oranının 2025'te yüzde 71 olacağını söylüyor. Yani Türkiye'de her 10 yetişkinden yaklaşık yedisi fazla kilolu/obez aralığında. 2030'a geldiğimizde yüksek BKİ ile yaşayan yetişkin sayısının 47,44 milyona ulaşılacağı öngörülüyor. Bu, yükün büyümeye devam edeceğini anlatıyor” diyor.

GÜNLÜK ALIŞKANLIKLAR OBEZİTE RİSKİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR

Günlük yaşam alışkanlıklarının obezite gelişiminde belirleyici rol oynadığını söyleyen DoktorTakvimi uzmanlarından Diyetisyen Canberk Yaşar, “Obezite gelişimi, enerji alımı ve enerji harcaması dengesinin uzun süre alım yönünde bozulmasıyla hızlanır. Hareketsizlik ve düşük günlük adım sayısı toplam enerji harcamasını düşürür ve insülin direnci eğilimini artırır. Ekran süresinin artması hem sedanter süreyi artırır hem de atıştırma ve reklam tetiklenmesi ile enerji alımını yükseltebilir. Uyku düzensizliği, iştahı düzenleyici hormonları etkiler ve sağlıklı seçim yapmayı zorlaştırarak enerji alımının artmasına neden olabilir. Ultra işlenmiş gıdalar ve sıvı kaloriler ise doyma sinyalinin zayıf olması nedeniyle porsiyon kontrolünü zorlaştırır” şeklinde konuşuyor.

KİMLER DAHA YÜKSEK RİSK ALTINDA?

Obezite tedavisinde ilaçların belirli kriterlere göre gündeme geldiğini ifade eden Yaşar, “İlaç tedavisi yaşam tarzı müdahalesine rağmen hedefe ulaşılamadığında ve BKİ’nin 30’un üzerinde olduğu durumlarda değerlendirilir. Süreçte diyetisyen ve hekim birlikte çalışmalıdır” dedi.

Yaşar, küçük ama etkili değişikliklerin önemine dikkat çekerek günlük adım hedefi belirlemenin, ana öğünlerde protein tüketmenin, tabağın yarısını sebze ile doldurmanın ve direnç egzersizlerini alışkanlık haline getirmenin obeziteyle mücadelede etkili olduğunu vurguladı.


ÇOCUKLUK ÇAĞI OBEZİTESİ VE AİLELERİN ROLÜ

Çocukluk çağı obezitesine de dikkat çeken Diyetisyen Canberk Yaşar, artışın temel nedenlerini ekran süresi, hareket azalması, yüksek kalorili gıdalar ve uyku düzensizliği olarak açıklıyor.

Ailelerin evde şekerli içecekleri rutin olmaktan çıkarması, ara öğün standardı oluşturması, günlük hareket kuralı koyması ve ekran süresi için net sınırlar belirlemesi gerektiğini belirterek, “Çocuğu kilo ile değil performans, enerji ve uyku çıktıları üzerinden motive etmek daha etkili olur” şeklinde konuşuyor.

OBEZİTE TEDAVİSİNDE İLAÇLARIN YERİ

Obezite tedavisinde ilaçların belirli kriterlere göre gündeme geldiğini ifade eden Yaşar, “İlaç tedavisi yaşam tarzı müdahalesine rağmen hedefe ulaşılamadığında ve BKİ’nin 30’un üzerinde olduğu durumlarda değerlendirilir. Süreçte diyetisyen ve hekim birlikte çalışmalıdır” dedi.

Yaşar, küçük ama etkili değişikliklerin önemine dikkat çekerek günlük adım hedefi belirlemenin, ana öğünlerde protein tüketmenin, tabağın yarısını sebze ile doldurmanın ve direnç egzersizlerini alışkanlık haline getirmenin obeziteyle mücadelede etkili olduğunu vurguladı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve ipekyoluhaber.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.
( (