Davutoğlu’ndan 'Ramazan ve Ekonomi' Çıkışı: 'Asgari Ücretli Fitreye Muhtaç Hale Geldi'
Davutoğlu’ndan 'Ramazan ve Ekonomi' Çıkışı: 'Asgari Ücretli Fitreye Muhtaç Hale Geldi'
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada; 2026 yılı ekonomik verileri üzerinden hükümete yüklendi. Davutoğlu, "Diyanet’in belirlediği fitre miktarı bile asgari ücretin üzerine çıktı. Toplumun yarısını fitreye muhtaç edenler Ramazan bilincini yaşamayanlardır" dedi.
"Fitre Hesabı Asgari Ücreti Geçti"
Konuşmasına yaklaşan Ramazan ayının manevi değerlerine vurgu yaparak başlayan Davutoğlu, ekonomik gerçeklerin dini vecibeleri yerine getirmeyi zorlaştırdığını ifade etti. Diyanet İşleri Başkanlığı'nın fitre miktarını 240 TL olarak açıkladığını hatırlatan Davutoğlu, şu verileri paylaştı:
- Dört kişilik bir ailenin aylık fitre karşılığı 28 bin 600 TL yapmaktadır.
- Buna karşın asgari ücret 28 bin 75 TL seviyesindedir.
- Bu tablo, asgari ücretle geçinen bir ailenin aslında fitreye muhtaç durumda olduğunu göstermektedir.
- Lüks otellerde bir kişilik iftar menüsü 7 bin TL’ye ulaşırken, asgari ücretli bir ailenin sadece pide, su ve zeytinle iftar yapması bile ayda yaklaşık 10 bin TL tutmaktadır.
Dünya Enflasyonda Düşerken Türkiye'de Gıda Fiyatları Rekor Kırıyor
Türkiye’nin dünyadan negatif ayrıştığını belirten Davutoğlu, gıda enflasyonuna dair çarpıcı rakamlar sundu. Birleşmiş Milletler Gıda Örgütü (FAO) verilerine atıfta bulunan Gelecek Partisi Lideri, dünyada gıda fiyatları düşerken Türkiye'deki artışın kontrol edilemez boyutta olduğunu söyledi:
- Son 4,5-5 yıllık süreçte Türkiye’de gıda fiyatları yüzde 583 oranında artmıştır.
- Aynı dönemde dünyada gıda fiyatları yüzde 2,1 oranında düşüş göstermiştir.
- Savaş halindeki ülkelerde bile gıda enflasyonu Türkiye'den düşüktür; Gazze'de yüzde 21,86, Ukrayna'da ise yüzde 12 seviyesindedir.
- Türkiye'nin genel enflasyonu yüzde 30,9 iken, OECD ortalaması olan yüzde 3,7'nin yaklaşık 10 katı seviyesindedir.
Özelleştirme ve Borçlanma Eleştirisi
Köprü ve otoyolların özelleştirilme sürecine de değinen Davutoğlu, devletin gelecek nesillerin hakkını bugün harcadığını savundu. Hükümetin bütçe açığını kapatmak için gelir getiren mülkleri sattığını ifade eden Davutoğlu, şu iddialarda bulundu:
- Yapılacak olan 25 yıllık özelleştirmelerle hükümet, toplamda 23 milyar 260 milyon dolarlık gelirden vazgeçmektedir.
- Sırf bugünün borcunu kapatmak için yapılan bu hamle, gelecek nesillere borç aktarmak anlamına gelmektedir.
- Hükümet, halktan (esnaftan, şoförden, emekliden) topladığını yolsuzluk düzenine aktarmaktadır.
Epstein Dosyası ve Mavi Marmara Savunması
Son günlerde kamuoyunu meşgul eden Epstein dosyasına dair isminin geçmesine de açıklık getiren Davutoğlu, bu durumu "şeytani mihrakların karalaması" olarak nitelendirdi. Dosyada isminin geçme nedeninin tamamen resmi diplomatik görüşmeler olduğunu belirtti:
- Dosyadaki belgeler arasında, 2011 yılında dönemin BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun ile yapılan gizli görüşmenin tutanakları yer almaktadır.
- Davutoğlu bu tutanakta, Mavi Marmara saldırısı sonrası İsrail özür dilemez ve tazminat ödemezse Türk donanmasını Gazze açıklarına göndereceğini bizzat BM Genel Sekreteri'ne iletmiştir.
- Şahsına yönelik saldırıların nedeninin; İsrail’e karşı yürüttüğü mücadele, Hamas liderlerini ağırlaması ve bölgedeki barış çabaları olduğunu savundu.
Siyasi Etik ve "Yeni Yol" Vurgusu
Konuşmasının sonunda siyasi ahlak vurgusu yapan Davutoğlu, siyasetin alınıp satılan bir meta haline getirilmesine karşı olduklarını söyledi. Hem iktidarı hem de ana muhalefeti siyasi transferler üzerinden eleştirerek, "Üçüncü bir yolu inşa edene kadar durmayacağız. Biz şövalye ruhuyla değil, hedefi için koşan akıncı ruhuyla siyaset yapıyoruz" diyerek sözlerini noktaladı.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

