Ahmet Davutoğlu'ndan Özdağ Açıklaması

 Çıkışta basın mensuplarına açıklamalarda bulunan Davutoğlu, Özdağ'ın Cuma namazına giderken saldırıya uğradığını hatırlatarak, "Selçuk bey birçok ateş çemberinden geçmiş bir arkadaşımızdır. 12 Eylül'ün otoriter, darbeci, dikta döneminde 7.5 yıl hapis yatmış, idamla yargılanmış bir arkadaşımızdır. 15 Temmuz'da da kahramanca direnmiştir. İlkeleriyle yaşamıştır, yaşamaya devam edecektir" dedi. 

Saldırıyı Cumhurbaşkanı ile Bahçeli'nin kınamadığını ifade eden Davutoğlu, "Türkiye'de rejimi değiştirmeye ve dikta rejimi kurmak isteyenlerin hedeflerine dönük bir saldırıdır ve açık bir şekilde Türkiye'deki demokratik düzeni yıkma parantezi içinde ele alınmalıdır" ifadelerini kullandı. 

Gelecek Partisi lideri şunları söyledi: 

Genel Başkan Yardımcımız Sayın Selçuk Özdağ alçakça, kalleşçe bir saldırıya uğradı. Cuma namazına gitmek üzere evinden ayrılırken silahlı ve sopalı 5 kişi kendisine cinayete teşebbüs edecek şekilde bir saldırı gerçekleştirdi. 

Elhamdulillah kaygı duyduğumuz şekilde kafa travmasına benzer bir durum yok. 17 dikiş atıldı. Hala ciddi şekilde travmatik etki devam ediyor. Yarın sabah 07.30'da da ortopedik bir ameliyat geçirecek. Sağlığı dolayısıyla Allah'a hamd ediyoruz. 

"ÖZDAĞ 15 TEMMUZ'DA DA KAHRAMANCA DİRENDİ"

Selçuk bey birçok ateş çemberinden geçmiş bir arkadaşımızdır. 12 Eylül'ün otoriter, darbeci, dikta döneminde 7.5 yıl hapis yatmış, idamla yargılanmış bir arkadaşımızdır. 15 Temmuz'da da kahramanca direnmiştir. İlkeleriyle yaşamıştır, yaşamaya devam edecektir. 

Kendisine bir kez daha geçmiş olsun diyorum. Bugün Mardin'de iken haberi aldık. Gelecek Partisi bugün Türkiye'nin her yerinde ayaktaydı, dayanışma gösterdi. Tüm Gelecek Partisi kadrolarına teşekkür ediyorum. 

Bu herhangi bir saldırı, bir adi suç, bir kişisel husumet değildir. Dün Afşin Hatipoğlu'na, bugün Selçuk Özdağ'a, hemen sonrasında Orhan Uğuroğlu'na yapılan saldırıların, insanların yüreklerine korku salmak isteyen bir çete tarafından gerçekleştirildiği aşikardır 

"ÜLKE İÇİN ATEŞ ÇEMBERİNDEN GEÇMEYE HAZIRIZ"

Piyonlara bakarak yanılmamak lazım. Bu piyonların arkasında kimler varsa, Türkiye'yi tekrar 90'lı yılların faili meçhullerine götürmek isteyenler kimlerse, buradan onlara bütün Gelecek Partililer ve bizimle dayanışma sergileyen kesimler adına sesleniyorum: 

Asla bu senaryonuzun gerçekleşmesine izin vermeyeceğiz. Bizler Gelecek Partisi kadroları olarak 12 Eylül'ün, 28 Şubat'ın, 15 Temmuz'un ateş çemberinden geçtik, bu memleket için gerekirse benzer onlarca ateş çemberinden geçmeye de hazırız. 

"TÜRKİYE'NİN 90'LARA DÖNMESİNE İZİN VERMEYECEĞİZ"

Bu ülkenin dikta yönetimine, otoriter rejimlere, başkalarında gördüğümüz tarzda insanların konuşmaktan korktuğu, sokağa çıkmaktan korktuğu, 70'li yılların 90'lı yılların Türkiye'sine döndürülmesine izin vermeyeceğiz. 

Bizi yıldıramazsınız, bizi korkutamazsınız. Bu alçakça saldırının yapılış tarzına bakıldığında bu tür saldırılar korkakların saldırısıdır, kalleşlerin, alçakların saldırısıdır bunlar. 

Savunmasız, Cuma namazına gitmek için abdest alarak yola çıkmış birine 5 kişi silahla sopayla saldırıyorsa buna yiğitlik mertlik denmez, buna alçaklık, kalleşlik denir. 

Kim yapmışsa, yaptırmışsa, teşvik etmişse, ki son zamanlarda bunları teşvik edenler benzer birçok suça iştirak ettiler, onlar da bilsinler ne Selçuk bey ne de herhangi bir arkadaşımız buradan yılarak geri dönmez. 

"BAHÇELİ VE ERDOĞAN SALDIRIYI KINAMADI"

Siyasi partiler aradılar, açıklama yaptılar hepsine teşekkür ediyorum. Liderleri bazında açıklama yapmayan iki parti var. Ne Sayın Cumhurbaşkanı ne de Sayın Bahçeli bu alçakça saldırıyı kınayan bir açıklama yapmadılar. 

Saldırıyı duyar duymaz yaptığım açıklamada Sn. Cumhurbaşkanı'na çağrıda bulunmuştum. Bizim birinci dereceden muhatabımız Sn. Cumhurbaşkanı'dır. Şu ana kadar 10 saat geçti. 

Sayın Cumhurbaşkanı çok sıradan bir olay için hemen açıklama yapıp kendisi gibi düşünmeyenleri teröristlikle itham ederken bugün Ankara'nın ortasında bir siyasi terör yaşandı. Bu bir terör faaliyetidir. 

Savcılıklar bu soruşturmayı yaparken bir terör faaliyeti ve Türkiye'de demokratik düzeni yıkmaya dönük bir faaliyet olarak araştırmalı ve soruşturmalıdırlar. 

"SALDIRI DİKTA DÜZENİ KURMAK İSTEYENLERE HİZMET EDİYOR"

Çünkü bu herhangi bir saldırı değil, Türkiye'de rejimi değiştirmeye ve dikta rejimi kurmak isteyenlerin hedeflerine dönük bir saldırıdır ve açık bir şekilde Türkiye'deki demokratik düzeni yıkma parantezi içinde ele alınmalıdır.