Yildizlar ates böcegi sanilmaktan korkmazlar.
(TAGORE)


E-Posta:

HZ.MEVLANA VE ŞEB-İ ARUS

Her Yıl 17 Aralık’ta Hz.Mevlana’nın ahirete intikalini, Allah-u Teala’ya kavuşmasını anıyoruz. Hatta Hz. Mevlana’nın ifadesi ile Şeb-i Arus (Düğün Gecesi) coşkusuyla anıyoruz. Ama hiçbir düğünde beceremediğimiz gibi ölçüyü yine tutturamıyoruz. Bence Hz.Mevlana’ya büyük haksızlıklar yapılıyor. O’nu sadece sema yapan semazenlerden ibaret zannediyoruz. Felsefesini ve dini öğretilerini kaç kişi biliyor ki. Soruyorum size, kaç Konya’lı bugüne kadar Mesnevinin yüzünü açıp iki satır okumuştur acaba.



Yapılması gereken bence şudur: Yerel yönetimler başta olmak üzere, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Konya’da faaliyet gösteren sivil toplum örgütlerinin gayretleri ile Konya’daki bütün ilköğretim okullarında en azından bir dönem Hz.Mevlana’nın hayatının ve eserlerinin anlatıldığı bir dersin verilmesi için kamuoyu oluşturulması şarttır.



Ayrıca Hz.Mevlana, Şems-i Tibrizi ve Nasreddin Hoca gibi büyük alimlere hakaret edenlerin de, fikir özgürlüklerinin elinden alınıp, cezalandırılmasını talep ediyorum.

Buradan yazıyorum, Allah dostlarına hakaret edenlerin hepsi zındıktır, şerefsizdir, acizdir, gübreden daha adi kokan maddeciktir.



Bu köşemi okuyanların Hz.Mevlana hakkında bilgi edinebilmesi için çeşitli kaynaklardan aldığım ansiklopedik bilgilere ayırıyorum.



Hz.Mevlana’nın Hayatı

Hz. Mevlana 1207 yılında Belh şehrinde doğmuştur. Babası Sultan-ül-Ülema diye bilinen Bahaeddin Veled annesi Mümine Hatun dur. Bahaeddin Veled ailesi ile birlikte Belh den ayrıldıktan sonra Bağdat a buradan da Hac için Mekke ye gitmiş ve daha sonra Anadolu Selçuklularının en ihtişamlı dönemlerinde Anadolu ya geçmiştir. Malatya, Erzincan, Akşehir yoluyla Larende ye ( bugünkü Karaman ) geldi. 1225 yılında oğlu Hz.Mevlana yı Gevher Hatun la evlendirdi. Selçuklu Sultanı Alaeddin Keykubad ın daveti üzerine 1228 yılında Hz.Mevlana ile birlikte Konya ya geldi. Bahaeddin Veled 1231 yılında vefat etti. Hz.Mevlana ertesi yıl babasının müritlerinden olan Muhakkık-i Tirmizi ye 9 yıl süreyle müritlik etti. (1232-1241) Bazı kaynaklarda Hz.Mevlana nın öğrenimini ilerletmek için Şam a gittiği söylenir. Muhakkık-i Tirmizi nin ölümünden sonra Hz.Mevlana medreselerde bir süre ders vermiştir. Verdiği dersler Selçuklu Sultanı ve vezirleri tarafından da takip edilmiştir. 1244 de Şems-i Tebrizi ile tanışmasıyla Hz.Mevlana nın hayatı değişmiş ve sahip olduğu ilmin yanında, O nu bir gönül adamı yapmıştır. Şems-i Tebrizi ile yaptığı sohbetler nedeniyle çevresindekileri ihmal eden Hz.Mevlana, müritlerinin ve halkın tepkisiyle karşılaştı. Şems-i Tebrizi bunun sonucunda 1246 yılında Şam a gitti. Ancak Hz.Mevlana nın ısrarlı davetleri üzerine 9 ay sonra Konya ya döndü. Şems-i Tebrizi devam eden tepkiler neticesinde 1247 yılında esrarengiz bir şekilde ortadan kayboldu. Kayboluşuyla ilgili olarak Şems-i Tebrizi nin öldürüldüğü ve ayrıca Hz.Mevlana nın üzülmesine dayanamadığı için gizlice Şam a gittiği yolunda görüşler vardır. Bu olaydan sonra Mevlana kendini tamamen şiire, semaya ve çevresindekileri manevi yönden olgunlaştırmaya verdi. Daha sonraları kendisine sohbet arkadaşı olarak sırasıyla Selahaddin Zerkubi ve Hüsameddin Çelebi yi seçti. Hz.Mevlana 1273 yılında Konya da vefat etti.


Mesnevi’den İnciler

- Gönül, ne tarafı işaret ederse duygu da eteklerini toplayıp o tarafa gider.

- Sevgiliye kavuşma devletine eren kişinin gözünde bu dünya, murdar bir şeyden ibarettir.

- Söz söylemek için önce dinlemek gerekir. Söze kulak verme yolundan gir.

- Dert, Allah ı gizlice çağırmana sebep olduğundan bütün dünya malından yeğdir. Dertsiz dua soğuktur, bir şeye yaramaz. Dertli dua ve niyaz, gönülden aşktan gelir.

- Ey müslüman, edep nedir?" diye sorarsan bil ki edep, ancak her edepsizin edepsizliğine sabır ve tahammül etmektedir.





Efendim selamların en güzeli ile selamlıyorum sizleri. Esselamu Aleyküm…



Kulak Küpesi :

Ölümümüzden sonra mezarımızı yerde aramayınız! Bizim mezarımız âriflerin gönüllerindedir

Hz.Mevlana Celaleddin-i Rumi


2012-12-22 Bu Yazı 2573 kez okundu

Son Yazıları

HZ.MEVLANA VE ŞEB-İ ARUS
Yorumlar