İkindi Sohbetlerinde “ Geçmişten Günümüze Çumra ” Konuşuldu.

İkindi  Sohbetlerinde “ Geçmişten Günümüze Çumra ” Konuşuldu.
yazdır
paylaş
yorumlar
yorum ekle
 

12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
Eklenme Tarihi : 2018-01-14 - 08:50 - Bu haberi 105 kişi okudu.


Hüseyin Alagöz: “İkindi Sohbetleri marka oldu. Size Çatalhöyük’ten selam getirdim. Çumra insanı çalışkandır, elleri nasırlıdır. Teknolojinin ilerlemesiyle tarım ürünlerinin çeşitliliği arttı.”

              Konya Büyükşehir Belediyesi ile Konya Fikir ve Sanat Adamları Derneği ve Selçuk Üniversitesi Selçuklu Araştırma Merkezi’nin ortaklaşa düzenlediği Yaşayan Konya Hafızası İkindi Sohbetlerinde bu hafta Necmettin Erbakan Üniversitesi Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Zekeriya Şimşir ve Dr. Ömer Yıldırım tarafından “Geçmişten Günümüze Çumra”  konulu bir konferans verildi.


              Açış konuşmasında Çumra Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Alagöz; “Daha önce Konya Büyükşehir Belediyesinde çalıştım. İkindi Sohbetleri marka oldu. Konya dediğimizde yurtdışında Çatalhöyük ve Hz. Mevlana akla geliyor. Çumra insanı çalışkandır, elleri nasırlıdır. Teknolojinin ilerlemesiyle tarım ürünlerinin çeşitliliği arttı. Özellikle mısır üretimi büyük artış gösterdi.” dedi.


                ÇUMRA, KONYA’NIN KUVEYT’İ OLMA YOLUNDA HIZLA İLERLİYOR


               Dr. Ömer Yıldırım Çumra’nın tarihi bir yerleşim merkezi olduğunu belirterek ”Medeniyete ışık tutan Çatalhöyük’ü bünyesinde bulunduruyor.  Çumra, Konya´nın 43 km güneydoğusunda Konya-Karaman demiryolu üzerine kurulmuştur. Çumra’nın bataklık olduğundan Yavuz Sultan Selim’in Mısır seferinde askerlerinin ‘Bu ne çamur demesinden’ zamanla Çumra  ilçe ismi oldu. M. Kemal Atatürk trenle Adana´ya giderken Çumra´da verdiği mola esnasında Çumra istasyonundan etrafı seyredip sulama tesis ve lojmanlarını gördükten sonra ‘Bu şirin beldeyi geliştirmek, buraya önem vermek lazımdır. Çumra ilçe olmaya layıktır.’ Demiştir. Atatürk´ün emri üzerine 1926 yılında Çumra ilçe yapılmıştır. İlk yıllarda memurların oturacağı ev bulunmadığından memurlar kara trenle Konya’ya gidip gelmişlerdir.” dedi.


                  Çumra’nın Konya’nın Kuveyt’i olma yolunda hızlı bir şekilde ilerlediğini belirten Yıldırım, Çumra Şeker Fabrikasının açılmasından sonra çevre ilçelerden hızlı bir şekilde göç aldığını açıkladı: “Evlad-ı Fatihan dediğimiz  Balkanlardan Anadolu´ya gelen göçmen aileler Cemal Bardakçı’nın Konya valiliği sırasında  Çumra´ya yerleştirilmiştir. Şeker fabrikası 1989 yılında Pankobirlik  Başkanı Recep Konuk tarafından kuruldu. Son yıllarda büyük gelişim içinde bulunuyor.  Unutulmamalıdır ki Samsung’da bir gıda şirketi olarak kurulmuştu. Avlonyalı Ferit Paşa döneminde Beyşehir’den kanal açılarak Çumra suya kavuşturulmuştur. Apa Barajı’nın yapılmasıyla Çarşamba Çayı kanalıyla Çumra Ovası sulanıyor. Çumra Sulama Birliği Türkiye’nin en büyük kooperatifidir. Çarşamba Çayı, Osmanlı ile Karamanoğlu arasında sınır olmuştur.” dedi.


                   ÇATALHÖYÜK DÜNYANIN EN ESKİ YERLEŞİM YERLERİNDEN BİRİSİDİR


                   İkinci konuşmacı Yrd. Doç. Dr. Zekeriya Şimşir slayt eşliğinde Çumra’nın tarihî yerleri hakkında bilgi  verdi: “Tescilli kültür varlığı sayısı 36, arkeolojik sit alanı sayısı ise 76’dır. Çatalhöyük günümüzden 9 bin yıl önce yerleşim yeri olmuş, çok geniş bir Neolitik Çağ ve Kalkolitik Çağ yerleşim yeridir. Doğu ve batı yönlerinde yan yana iki höyükten oluşmaktadır. Çatalhöyük’te 8 bin insan yaşamaktadır.  Çatalhöyük'ün diğer neolitik yerleşimlerden temel farkı, bir köy yerleşmesini aşıp kentleşme evresini yaşamakta olmasıdır. Dünyanın en eski yerleşimlerinden biri olan bu yerleşimin sakinleri, ilk tarımcı topluluklardan birisidir. Çatalhöyük UNESCO tarafından 2012 yılında Dünya Miras Listesi'ne dahil edilmiştir. 1993'te yeniden başlayan ve günümüze kadar devam eden kazılar Cambridge Üniversitesi'nden Ian Hodder tarafından yönetilmektedir.  Kazı çalışmaları ağırlıklı olarak ana höyük olarak görülen Doğu Höyük’te yürütülmüştür.” dedi.


                   ÇATALHÖYÜK’TE  AHİRET İNANCINA RASTLANIYOR


                   Şimşir  Çatalhöyük’ün  yerleşim durumu ile ilgili “Çatalhöyük’te evler bitişik vaziyette bulunmaktadır. Evlerin duvarlarında pencere yoktur. Eve girişler merdivenle üst taraftan olmaktadır. Ölülerini bağlayarak etleri yırtıcılar tarafından yenildikten sonra ev içine gömüyorlar. Burada ahiret inancına rastlıyoruz. İnsanlarda Çarşamba Çayı’ndan kaynaklanan sıtma hastalığının izleri görülüyor. Tapınaklarda boğa, pars gibi hayvan figürleri yapılmıştır. Kerpiçten yapılan evler yıkılınca tekrar yapılmıştır. Çatalhöyük kazılarından çıkan eserler Ankara’daki Anadolu Medeniyetleri Müzesinde ve Konya Arkeoloji Müzesinde sergilenmektedir.


                   Şimşir,  Çumra’daki tarihi eserleri şu şekilde ele aldı: “İçeri Çumra Karamanoğlu İbrahim Bey Cami, Dedemoğlu, Alibeyhüyüğü, Alemdar, Küçükköy, Tahtalı, Okçu, Yeni Mescid, Dinek köyleri camileri; Afşarören, Kabalık, Balçıkhisar, Gökhöyük, Kuvvet Taşı hanları; çoğu Çarşamba Çayı, May Deresi üzerine kurulmuş köprüler bulunmaktadır. Kamu yapıları olarak; Çumra İstasyon binaları, Çumra Su İdaresi binası, Çumra Halk Evi görülüyor.” dedi.


                    TARİHİ ESERLERİ KORUMALIYIZ


                     Zekeriya Şimşir konuşmasının sonunda tarihi eserleri korurken orijinalliklerinin bozulmaması gerektiğini, eserleri en iyi korumanın kullanımdan geçtiğini söyleyerek özellikle tarihi camilerin yanına yenilerinin yapılmamasının önemi üzerinde durdu.


                     Program sonunda Yrd. Doç. Dr. Zekeriya Şimşir ile Dr. Ömer Yıldırım’a  Çumra Belediye Başkan Yardımcısı  Hüseyin Alagöz ve Konya Yazma Eserler Bölge Müdürü Bekir Şahin tarafından günün anısına hediyeleri  takdim edildi. Çumra Belediyesi tarafından katılımcılara hediye poşeti dağıtıldı.



Kaynak: Haber Merkezi Google

Ziyaretçi Yorumları

  • Bu Habere Henüz Yorum Eklenmemiş.
yorum ekle
İsminiz
:
E-Mailiniz
:
Yorumunuz ()
:
Güvenlik kodu
:
42155
Güvenlik kodu giriniz
:

KÜLTÜR-SANAT

İŞ DÜNYASI

TEKNOLOJİ

EĞİTİM

DÜNYA